Forum KADIN - Kadına Dair Herşey
Alta Git

Go Back   Forum KADIN - Kadına Dair Herşey > Her işin Başı SAĞLIK > Sağlık Bölümleri > Endokrinoloji


Kıllanma

Endokrinoloji


Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1  
Alt 19 Aralık 2009, 21:44
papatya57 Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
papatya57 papatya57 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik Tarihi: 05 Aralık 2009
Mesajlar: 5.290
papatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond reputepapatya57 has a reputation beyond repute
Standart Kıllanma

Kıllanma ülkemizde gerek toplumumuzda gerekse tıp dünyasında fazla gündeme gelmeyen ancak çok sık rastlanan bir sorundur. İstatistikler genç kızların % 25 inin, orta yaşlı kadınların % 85 inin istenmeyen kıllarını çeşitli yöntemlerle yok ettiklerini bildiriyor. Tüylenmenin gençkızlarda yarattığı belirtiler ve derin psikolojik baskılar hastanın bizlere başvurmasını da engelleyebiliyor. Kıllanması olan kişiler yaz aylarında evlerinden dışarı çıkmaktan çekinirler, arkadaşlarıyla plaj veya havuza gitmek istemezler. Kolları açık bir bluz veya mayo giymek onlar için bir azaptır. Kıllanma basit bir kozmetik sorun olmaktan çok psikolojik ve sosyal yönleri olan bir hastalıktır. Özellikle adolesan dönemde kıllanma acilen araştırılmalı, nedeni bulunup, tedavi edilmelidir.

Kadının hayatı boyunca dinamik seyreden hormon değişiklikleri kılların çıkış sürecini etkiler. Ergenlik evresinden önce yüzdeki kıllar açık sarı renkli ve incedir. Bunlara vellus tüyler denilir. Ergenlik sonunda hormonlar ince tüyleri kalınlaştırır, ve koyu renkli terminal kıl haline sokar. Terminal kılların koltuk altı ve genital bölgede çıkması normaldir. Ancak artan erkeklik hormonu testosteronun etkisiyle terminal kılların öncelikle yüzde, iki göğüs arasında, meme uçlarında, bel, göbek ve bacak üstlerinde belirmesine tıp dilinde hirsutizm yani erkek tipi kıllanma adı verilir.

Tüylenme her yaştaki kadında rastlanabilen önemli bir kozmetik sorundur ve en sık hormon araştırması gerektiren durumlardan biridir. Tüylenme nadiren ciddi hastalıkların habercisi olabilir. Tüylenmeyi incelerken sorulacak ilk soru şudur: "Tüylenmeyi nasıl tanımlıyorsunuz ?"

İnsan vücudundaki tüyler kıl folikülü denilen derinin içerisinde gömülü cepçiklerde bulunur. Tüyler ancak bu foliküllerden beslenip, büyürler. Bir kılın ilk çıkışından dökülmesine kadar geçen süre 6 aydır. Bu yüzden hormon tedavisiyle kıl döktürttme en az 6 ay sürer. Bu tedavileri yaptıranlar oldukça sabırlı olmak zorundadırlar. Kılların büyümesinde genetik, hormonsal ve metabolik faktörler rol oynar. Ön kol, baldır ve bacağın diz altı kısmında her iki cinste görülen ve hormonlardan bağımsız gelişen tüyler vardır. Buralardaki tüyler hormon tedavisiyle eksilmezler. Erkek ve kadınlarda farklı kıllanma olmasının sebebi her iki sistemde farklı hormon aktivitesinin olmasıdır. Aslında erkeklerde kadınlık hormonu östrojen az miktarda, kadınlarda da erkeklik hormonu testosteron az miktarda bulunur. İşte bu testosteron seviyesinin artması kadınlarda kıllanmaya neden olur. Tıp dilinde bu durum "hirsutizm" olarak adlandırılır.

Hirsutizm bıyıklarda, çene altında, şakaklarda, meme uçlarında, iki göğüs arasında, omuzlarda, karında, kalçanın üstünde ve bacakların üst kısmında kıllanma olmasıdır. Dünya üzerindeki her milletin kıllanma derecesi birbirinden farklıdır. Ortadoğu ve Akdeniz'de yaşayan kadın ve erkekler Kuzey Avrupa'da yaşayanlara göre daha tüylüdür. Tüylerin bir görevide güneş ışınlarının veriği zararı azalmaktır. Bu yüzden bu bölge insanının diğerlerine göre niçin fazla tüylü olduğu kolayca anlaşılır. Sonuçta Türk milleti kıllı bir ırktan gelmektedir. Televizyonda veya sinemada Cladua Schiffer gibi Avrupa veya Amerika kökenli bir modele özenen ve onun gibi pürüzsüz bir cilde sahip olmak isteyen genç kızlarımız bize sıklıkla başvurmaktadır. Unutulmaması gereken nokta bu kızlarımızın Türk standartlarına göre tamamen normal olmasıdır.

Tüylenme bazen önemli bir hastalığın belirtisi olabilir. Adetin 3 ve 5 inci günü arasında alınan kanda estradiol, LH, FSH, testosteron, prolaktin, TSH, DHEAS, 17 hidroksiprogesteron testlerinin yapılması tüylenmenin nedenini aydınlatır. Bu tetkikler kaliteli bir araştırma laboratuvarında yapılmalı ve alanında uzmanlaşmış endokrinoloji uzmanlarınca tercüme edilmelidir.

Tüylenmenin en sık nedeni genetiktir. Ailesinde tüylü kişiler bulunan gençler daha fazla kıllıdırlar. Bu anne veya baba tarafında olabilir. Bu şekilde başvuran kişilerin adetleri düzenlidir, doğurganlıkları normaldir. Özellikle Malatya, Erzincan gibi İç veya Doğu Anadolu bölgesinden gelen ailelerde bu durum sık görülür. Genetik kıllanması olan kişiler önce hormon testlerinden geçmelidirler. Sonuçlar normal çıkarsa epilasyon ile kıllarını aldırmalıdırlar. Kıllanmanın ikinci büyük sebebi polikistik over hastalığıdır. Bu hastalıkta yumurtalıklarda çok sayıda milimetrik boyutta kistler bulunur. Kistlerin oluşmasının sebebi doğuganlık çağındaki her kadında normal olarak görülen yumurtlama işleminin olmamasıdır. Bu minik kistlerden östrojen hormonu az salındığı gibi, kadın cinsel yaşamı için ters etkiler gösteren testosteron hormonu fazla salınır. Sonuçta bizim hiperandrojenizm adını verdiğimiz hormon dengesizliği açığa çıkar. Hormonlar kan dolaşımı vasıtasıyla tüm organlara taşındığından bu dengesizlik tüm vücutta olumsuzluklar yaratır. Cilt yağlanır, yüzde ve sırtta hiçbir tedaviyle geçmeyen sivilceler çıkar, adetlerin düzeni bozulur, saçlar seyrelir, kilo artar. Poikistik over hastalığı şeker hastalığına istidatı olan veya ailesinde şeker hastalığı bulunan kişilerde görülür. Şeker yükleme testi yapılarak teşhis konulur. Bu hastalığın en kötü yönü kısırlığa yol açmasıdır. Hasta çocuk sahibi olmak istiyorsa yumurtalıkları uyaran hap veya aşı tedavisi, bu söz konusu değilse kıllanmayı azaltcı ilaçlar kullanılır. Etkinlik sırasına göre en sık kullanılan ilaçlar Diane-35, Desolett, Myralon ve Aldacton'dur. Her üç ilacın etki mekanizması ve özellikleri farklıdır. Bu ilaçlar yan etkilerini iyi bilen endokrinoloji uzmanlarınca kullanılmalıdır. Diane-35, Myralon ve Desolett östrojen hormonu içeren haplardır. Ödem, yüzde şişlik, tansiyon yükselmesi, safra kesesi taşı, migren ve sigara içenlerde bacaklarda pıhtı oluşumuna neden olabilirler. Bu ilaçları kullananlarda ortalama 2 ile 5 kilo arasında ağırlık artışı olur. Polikistik over hastalığı ve buna bağlı kıllanma aşırı kilolu kızlarda daha sık görülür.

Kıllanmanın daha nadir görülen bir sebebi böbrek üstü bezinden kaynaklanan hormon dengesizliğidir. Bu dengesizlik doğuştan gelir ancak ergenlik çağında açığa çıkar ve akraba evliliği bunda bir etkendir. Kıllanma şikayeti ile doktora başvuran hastaların %8'inde böbrek üstü bezi hastalığı görülür. Bu teşhisi koymak için böbrek üstü bezi ACTH denilen hormonla 1 saat boyunca uyarılır ve hormon testleri uygulanır. Böbrek üstü bezi fazla çalışan hastaların tedavisi düşük dozda kortizon ile yapılır.

Eğer kıllanan kişide saç dökülmesi, klitoriste büyüme, kas gelişimi, ses kalınlaşması varsa böbrek üstü bezi veya yumurtalıklarda ultrason ile tümör aranmalıdır. Kıllanma nadiren tümör veya kanser belirtisi olabilir, bu yüzden endokrinoloji uzmanının denetiminde gerekli testlerin ivedilikle yapılması önemlidir.

Kıllanmanın tedavisinde epilasyon önemli yer tutar. Şu an piyasada olan metodlardan laser epilasyon en iyi metoddur. Laser epilasyonunda kıl kökleri laser vasıtasıyla temizlenir. Daha eski bir yötem olan iğneli epilasyonda işlem iğneyle yapılır ancak daha fazla acı verir. Hassas ciltlere yapılan epilasyonla ciltte lekeler kalabilir. Epilasyondan sonra güneşe çıkmamak, denize girmemek ve koruyucu-besleyici kremler sürmek gerekir. Unutulmaması gereken nokta hormon dengesizliği olan kişilerin tam dengeye ulaşmadan epilasyon yaptırtmamalarıdır. Bu durumda epilasyonla alınan kıllar bir kaç ay içinde geri gelir. Hormon dengesi ancak bir hormon uzmanının (endokrinoloji) denetiminde kurulur. Kıllanmanın tedavisinde en başarılı sonuçlar aynı anda hem hormon hem de epilasyon tedavisi yaptıranlarda görülür.
__________________
__________________

Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 19 Aralık 2009, 21:53
EbRu Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
EbRu EbRu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik Tarihi: 05 Aralık 2009
Mesajlar: 5.383
EbRu has a reputation beyond reputeEbRu has a reputation beyond reputeEbRu has a reputation beyond reputeEbRu has a reputation beyond reputeEbRu has a reputation beyond reputeEbRu has a reputation beyond reputeEbRu has a reputation beyond reputeEbRu has a reputation beyond reputeEbRu has a reputation beyond reputeEbRu has a reputation beyond reputeEbRu has a reputation beyond repute
Standart

keşke kıllar olmasa
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 02 Şubat 2010, 12:38
güneş güneş isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik Tarihi: 02 Şubat 2010
Mesajlar: 7
güneş is an unknown quantity at this point
Standart Bioder

Rahatsızlığımdan dolayı kullanım yapmış olduğum ilaçlar sonucunda tüylerimde artış meydana geldi.Bende doktoruma danışarak önerisi ile Bioder Krem uygulamasına başladım.Kısa bir süredir kullanıyorum ve etkilerini gözlemlemeyebiliyorum.Bundan sonra Bioder kullanımını bırakmayı düşünmüyorum ve herkesin kullanım yapmasını öneriyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 24 Şubat 2010, 16:12
ceylan ceylan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik Tarihi: 23 Şubat 2010
Mesajlar: 28
ceylan is an unknown quantity at this point
Standart

Alıntı:
güneş Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Rahatsızlığımdan dolayı kullanım yapmış olduğum ilaçlar sonucunda tüylerimde artış meydana geldi.Bende doktoruma danışarak önerisi ile Bioder Krem uygulamasına başladım.Kısa bir süredir kullanıyorum ve etkilerini gözlemlemeyebiliyorum.Bundan sonra Bioder kullanımını bırakmayı düşünmüyorum ve herkesin kullanım yapmasını öneriyorum.
benim arkadaşımda böyle bir sorun meydana geldi önerdiğiniz gibi bioder kullanımış cilldinde değişiklikler görmüş pek tavsiye etmedi
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 24 Şubat 2010, 23:28
şerife06 Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
şerife06 şerife06 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik Tarihi: 05 Aralık 2009
Mesajlar: 1.615
şerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond reputeşerife06 has a reputation beyond repute
Standart

güzel ve yararlı bi konuydu arzucum bilgilendirdiğin için teşekürler.........
__________________
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 11 Mart 2010, 10:25
güneş güneş isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Üyelik Tarihi: 02 Şubat 2010
Mesajlar: 7
güneş is an unknown quantity at this point
Standart

Alıntı:
ceylan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
benim arkadaşımda böyle bir sorun meydana geldi önerdiğiniz gibi bioder kullanımış cilldinde değişiklikler görmüş pek tavsiye etmedi

Sevgili ceylan arkadaşında belirtmiiş olduğun değişikliği farklı bir nedeni olabilir bence .Çünkü Bioder bitkisel bir ürün ve yan etkisinin olmaığı belirtileren bir ürün.Birçok Bioder kullanıcı var ve hiç olumsuz bir bilgi görmedim.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Paylaş

Etiketler
killanma


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 21:45.

Forum Kadın / KADINCA Desteklediklerimiz
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Forums Copyright © 2008- 2010 forumkadin.com

dantel
Tüm çeyiz ürünleri

Genel